Arzu Eliuz 53 Takipçi | 8 Takip
Kategorilerim

Sevdiğim Fotoğraflar

Gitmek İstediğim Yerler

Benim Tarzım

Okumak İstediklerim

İzlediklerim

Gezdiğim Yerler

Evim İçin

Yaşam

Bilim

Pano Adı Giriniz

İlgi Alanım

Günlük

Kategori Adı Giriniz

Diğer İçeriklerim (765)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (53)

Zehir...(Hayatımıza Yön Veren Öyküler)

2012-03-26 20:27:02

Yıllar önce Çin'de Lili adlı bir kız evlendi.Evde eşi ve kayınvalidesiyle birlikte yaşamaya başladı; fakat kısa bir süre sonra Lili kayınvalidesiyle geçinmekte zorlandığını gördü.İkisi de farklı kişiliklere sahiptiler ve bu nedenle de sık sık tartışıyorlar,hatta kavga bile ediyorlardı.                                                                                     Evdeki bu durum Çin geleneklerine de çok ters düşüyordu ve komşular tarafından hiç de hoş olmayan tepkilerle karşılanıyordu.                                                                                                                                               Ev,yalnızca gelin için değil,eşi ve annesi için de dayanılması olanaksız bir cehenneme dönüşmüştü.    &nbs... Devamı

Yakınmayı Bırakın,Yaşamaya Başlayın...

2012-03-26 19:43:31

Kendinize zaman ayıramadığınız konusunda yakınmayı bırakın ve bir saat daha erken kalkmaya gayret edin.Seçim şansınız var,o halde neden değerlendirmiyorsunuz?Bu günlerde size hazır sunulan onca şeyi yapmaya fırsatınız olmadığını söyleyerek yakınmayı bırakın.Geceleri 7 saat uyusanız ve her gün 8 saat çalışsanız bile,hala istediklerinizi yapmak için haftada 63 saat kadar boş zamanınız kalıyor.Bunu aya ve yıla dönüştürdüğünüzde epey bir zamamn dilimine sahip oluyorsunuz.Dünyanın tarihinden beri yaşamak için bugünden daha heyecan verici bir zaman dilimi olmamıştır ve siz,her günün size sunduğu sınırsız olasılıklardan yararlanma seçimine sahipsiniz.                                                                                                          Olmanız gerektiğini bildiğiniz kadar tatminkkar,başarılı ve huzurlu değilseniz,ailenizi,ülke ekonomisini veya patronunuzu suçlamayı bırakın ve bulunduğunuz durumun sorumluluğunu tam olarak üstlenin. Bu, hayatınıza tamemen yeni bir bakış açısı getirmenin ve daha iyi bir yaşama başlamanın ilk adımı olacaktır. Tıpkı George Bernard Shaw'un söylediği gibi: " Bu dünyadan istediklerini elde edenler,ayağa kalkıp istedikleri ortamı arayanlardır.Eğer aradıklarını bulamazlarsa,yaratırlar."              ... Devamı

Yürekten Gelen Öğütler...

2012-03-26 00:27:13

Bu birkaç öğüt soyut ve karmaşık düşüncelerin sonucu değildir.Yüreğimin derinliklerinde hissettiklerimi ve naçizane kendi deneyimimle geliştirdiklerimi aktarıyorum:                                                                                Sağduyumuz bize insan yaşamının kısa olduğunu söyler,yeryüzündeki bu kısa konukluğumuz sırasında hem kendimiz hem de başkaları için iyi bir şeyler yapalım öyleyse...                                                                     İkilem belki ama başkalarına yardım etmeden kendimize de yardım edemeyiz.İstesek de istemesek de hepimiz birbirimize bağlıyız, insanın yalnızca kendi huzurunu düşünüp sağlaması olanaklı değil. Yalnızca kendisiyle ilgilenen kişinin sonu ıstıraptır.Başkalarıyla ilgilenense,aynı zamanda kendisiyle de ilgilenmiş ve kendini düşünmüş olur.Bencil olmaya karar verseniz bile bunu akıllıca yapın: Başkalarına yardım edin!       Öz ile aksesuarı birbirinden ayırt edemiyoruz.Durmadan farklı zevklerin peşinde koşuyor ve sonunda aradığımız tatmine ulaşamıyoruz.Ne pahasına olursa olsun iyi bir hayatımız olmasını arzuluyor ve bu esnada birine zarar verip vermedi... Devamı

DÜNYANIN EN TATLI VE EN TATSIZ ŞEYİ...(Hayatınızı Değiştiren Bil

2012-03-25 09:51:16

Bir zamanlar,yaşlı bir kabile şefi kendisinden sonra kabilenin başına geçecek şef adayının ne kadar bilge olduğunu anlamak istedi. Bunun üzerine iki şef adayının iki çeşit yemek yapmasına karar verdi. Birinci yemek,dünyanın en güzel ve lezzetli,ikinci yemek de en kötü ve tatsız yemeği olmalıydı. Belirlenen günde, genç şef adayı yaşlı şefin önüne çok iyi pişirilmiş,harika derecede lezzetli bir inek dili koydu. Çeşitli sebzelerle süslenmiş bu yemek gerçekten çok lezzetliydi. Ertesi gün,genç adam yaşlı şefin önüne en kötü ve lezzetsiz yemeğini getirecekti.Ama genç,yaşlı şefin önüne bir önceki günle tıpatıp aynı yemeği koydu; dil! Bunun nedenini soran yaşlı şef,alacağı cevapla yerine geçecek adamın kendisinden daha bilge olduğunu anldı: "Dünyanın en lezzetli şeyi dildir; çünkü hakikati dile getirip insanların iyiliği bulmasına yardım eder. Doğru sözler başka insanları doğru yola yöneltir ve onları cesaretlendirir. Diller sevgi ve ahenk kelimeleriyle bütün köyümüzü bir arada tutar. Dil,dünyanın en tatlı şeyi olduğu gibi en kötü şeyi de olabilir. Öfke ve yalan söyleyen diller insanları kırar,onları yanlışa yöneltir. Dilin söylediği yalanlarla bir toplum parça parça olur. Bütün silahlardan daha korkunç şekilde köyümüzü felakete sürükleyebilir..." Devamı

Bahanenin Bahanesi...(Dünya Bir Öykü)

2012-03-25 00:23:59

Adam,bir haftanın yorgunluğundan sonra pazar sabahı kalktığında keyifle eline gazetesini aldı ve bütün gün miskinlik yapıp evde oturacağını hayal etti.Tam bunları düşünürken oğlu koşarak geldi ve parka ne zaman gideceklerini sordu.Baba oğluna söz vermişti; o hafta sonu parka götürecekti onu ama hiç dışarıya çıkmak istemediğinden bir bahane uydurması gerekiyordu.Sonra gazetenin promosyon olarak dağıttığı dünya haritası gözüne ilişti.Önce dünya haritasını küçük parçalara ayırdı ve oğluna uzattı:                              - Eğer bu haritayı düzeltebilirsen seni parka götüreceğim! dedi.                                                                            Sonra "Oh be,kurtuldum! En iyi coğrafya profesörünü bile getirsen bu haritayı akşama kadar düzeltemez!" diye düşündü.                                                                                       &n... Devamı

KORKU BİZE HENÜZ ÖĞRETİLMEMİŞTİ...

2012-03-24 23:37:46

Bizlerin risk alabilecek insanlar olarak doğduğumuza inanıyorum.Bunu bir düşünelim.Yürümeyi ya da bisiklete binmeyi nasıl öğrendik?Yaşamlarımızın ilk beş yılında daha fazla şeyi,daha hızlı öğrendik,çünkü korku bize henüz öğretilmemişti.İmkansız kelimesi henüz var olmamıştı.Hata üstüne hata yaptık,silkindik ve yeniden denedik.Risk almakla ilgili bir şeyler öğrenmek için çocukları seyretmek lazım.                              Risk almamak,riskleri almaktan daha tehlikelidir.Risk almamak yaşlanma sürecini hızlandırır.Kendimizi çaresiz ve umutsuz hisseder,seçimlerin olmadığı bir dünyanın içine sıkıştığımızı düşünürüz.Bunu vücudumuzda görebilir ve ruhumuzda hissedebiliriz.                                                                                              Ancak risk almayı nasıl yöneteciğimizi anlarsak yaşamlarımız maceralarla dolabilir.Maceralar ilişkileri yaratır ve ilişkiler yaşama bir anlam kazandırır.Risk almak canlılığı,enerjiyi ve sağlığı yükseltir.Öğrenir ve büyürüz.Günlerimiz daha yaşamaya değer,canlı ve dolu bir hale gelir.Bize göre,ateşte yürümüş oluruz.        Risk almak:       ... Devamı

Mevlana ve Hacı Bektaş Veli'den Tevazu...(Dünya Bir Öykü)

2012-03-23 18:38:13

Evvel zaman içinde bir adam kötü yoldan para kazanıp bununla kendisine bir inek alır.Neden sonra,yaptıklarından pişman olur ve hiç olmazsa iyi bir şey yapmış olmak için bunu Hacı Bektaş Veli'nin dergahına kurban olarak bağışlamak ister.O zamanlar dergahlar aynı zamanda aşevi işlevi görmekteydi.      Durumu Hacı Bektaş Veli'ye anlatır,Hacı Bektaş Veli, 'helal değildir' diye kurbanı geri çevirir.Bunun üzerine adam Mevlevi dergahına gider ve aynı durumu Mevlana'ya anlatır.Mevlana hediyeyi kabul eder.                      Adam aynı şeyi Hacı Bektaş Veli'ye de anlattığını ama onun hediyeyi kabul etmediğini söyleyince Mevlana şöyle der:                                                                                                                                                                        - Biz bir karga isek Hacı Bektaş Veli bir şahin gibidir.Öyle her leşe konmaz.O yüzden senin bu hediyeni biz kabul ederiz ama o kabul e... Devamı

Delinin Veliye Tavsiyesi...(Dünya Bir Öykü)

2012-03-23 18:18:27

Büyük velilerden Bayezid-i Bestami Hazretleri,bir gün tımarhanenin önünden geçiyor.Tımarhane hizmetçisinin tokmakla bir şeyler dövdüğünü görüyor:                                                                                           - Ne yapıyorsun?                                                                                                                                                            Hizmetçi:                                              &nb... Devamı

Zamanınızı Yönetin...

2012-03-23 17:50:40

İnsanların her gün biraz daha fazla zamana sahip olmak için her şeyi yapacaklarını söyledikleri halde sahip oldukları zamanı israf etmelerini her zaman ironik bulmuşumdur.Zaman yaşamın en belirleyici ölçüsüdür. Herkesin bir günde 24 saat eşit hissesi vardır.Muhteşem hayatlar yaratan kişileri sıradan insanlardan ayıran,bu saatleri nasıl kullandıklarıdır.                                                                                                                      Birçoğumuz tatminkar ve değerli bir hayat için yapmamız gerektiğini bildiğimiz onca şeyi yapacak sınırsız zamanımız varmışçasına yaşarız.Çoğunlukla gündelik aciliyetlerin hayatımızın günlerini doldurmasına izin vererek,hayallerimize ulaşmayı erteler veya sürüncemede bırakırız.Bu kesinlikle pişmanlık dolu bir yaşamın reçetesidir. Tıpkı roman yazarı Paul Bowles'in bir zamanlar yazdığı gibi                                            ...bilmediğimiz için (ne zaman öleceğimizi),yaşamı tükenmeyen bir iyilik sanırız.Ancak her şey sadece birkaç kez olur ve aslında bu tekrarlar çok azdır. &Cc... Devamı

Küçük İtfaiyeci...(Hayatımıza Yön Veren Öyküler)

2012-03-23 00:43:30

Annesi,lösemiyle savaşan altı yaşındaki oğluna bakarken dalıp gitmişti.Kalbi,acı içinde olmasına rağmen, kararlılık duygusunun da etkisini hissediyordu.Her ebeveyn gibi o da oğlunun büyümesini ve umutlarını gerçekleştirmesini istemişti.Ama bu,artık mümkün değildi.Löseminin buna fırsat tanıması olası değildi. Oysa oğlunun hayallerini gerçekleştirmesini istiyordu.                                                                                           - Bob! Büyüyünce ne olmak istediğini hiç düşündün mü? Hayatında neler olmasını dilediğin ve hayal ettiğin oldu mu? diye sordu.                                                                                                                                        Bob beklemeden cevap verdi;      ... Devamı

Sevgi...(Pavlus-Dünya Bir Öykü)

2012-03-22 17:02:17

"Eğer insanların ve meleklerin dilleriyle konuşsam,fakat sevgim olmazsa,yankılanan bir gonk ya da çınlayan bir zil olmuş olurum. Eğer Tanrı vergisi bir kehanet yeteneğim olsa,ve tüm gizemleri ve tüm bilgiyi bilsem,eğer dağları yerinden oynatacak imanım olsa,fakat sevgim olmasa,ben bir hiç olurum. Ve eğer tüm mallarımı yoksullara dağıtsam,ve bedenimi de yanmak üzere ateşe teslim etsem,fakat sevgim olmazsa,bunun bana hiçbir yararı olmaz.Sevgi sabırlıdır,sevgi şefkatlidir. O kıskanç değildir,o övünmez, kibirlenmez. O kaba davranmaz,kolayca öfkelenmez,yanlışların hesabını tutmaz,kendi çıkarını gözetmez. O haksızlığa sevinmez,fakat gerçek karşısında sevinir.O daima korur,daima güvenir,daima umut eder, daima sebat eder. Sevgi asla başarısızlığa uğramaz.O asla son bulmaz.Fakat eğer kehanetler varsa,onlar ortadan kalkacaktır; eğer diller varsa,onlar susacaktır; eğer bilgi varsa o da ortadan kalkacaktır. Çünkü kısmen biliriz,kısmen kehanet ederiz,fakat mükemmel ve tamam olan geldiği zaman,kısmi olan ortadan kalkacaktır. Çocukken,bir çocuk gibi konuşur,çocuk gibi düşünür,çocuk gibi anlardım. Fakat bir yetişkin olunca,çocuksu yolları geride bıraktım. Çünkü şimdi dolaylı olarak, bir aynadaki gibi zayıf bir yansıma görüyoruz,fakat o zaman yüz yüze göreceğiz. Şimdi kısmen biliyorum,fakat o zaman tam olarak bilindiğim gibi bileceğim. Şimdi ise iman,umut,sevgi; bu üçü kalıyor. Ve bunların en büyüğü,"SEVGİ" dir. Devamı

İyi Arkadaşlar Edinin...

2012-03-22 16:39:33

Hayatınıza daha fazla güzellik ve neşe getirmenin kesin yollarından biri iyi arkadaşlıklar kurmaktır.Yapılan araştırmalar geniş arkadaş ve aile çevresi olanların daha uzun yaşadığını,daha fazla güldüğünü ve daha az endişelendiğini ortaya koymaktadır. Ancak,arkadaşlıklar,tıpkı yaşamdaki diğer güzel şeyler gibi, zaman, enerji ve yükümlülük ister. Yaşamda çok az şeyin insana arkadaşlıktan daha büyük armağanlar sunduğunu söyleyebiliriz. Asırlar önce bir filozofun yazmış olduğu gibi, " Dünyada arkadaşlıktan daha değerli bir şey yoktur. Bunu yaşamından uzaklara sürenler,dünyadan güneşi uzaklaştırmış olurlar,çünkü arkadaşlık yaşamın hediyeleri arasında en güzel ve anlamlı olanıdır."                                                                                      Üç iyi arkadaşı olan aslında zengin bir insan sayılır. Derin arkadaşlıklar kurabilmek için, rahat ortamınızdan çıkmanız ve belki de çok yakından tanımadığınız kişilerle aranızdaki buzları eritmeniz ve samimi bir sıcaklık göstermeniz gerekebilir. Arkadaşlık tohumları ekerseniz, iyi arkadaşlardan oluşan bir hasat toplamanız kaçınılmazdır. Bir toplantıda daha yakından tanımayı arzu ettiğiniz birine yaklaşıp kendinizi tanıtma ve sohbet etme cesaretini gösterin. Her insanın kalbinde sevgi ihtiyacı yatar ve birçok kişi ilişkiyi sizin başlatmanızdan memnuniyet duyacaktır. Peki ya size karşılık vermezlerse ne ... Devamı

PAPATYA...(Dünya Bir Öykü)

2012-03-21 18:49:57

Bir zamanlar küçük bir papatya varmış.Kocaman bir kayanın siperciğinde yaşarmış.Çevresinde ballıbabalar,katırtırnakları,utangaç mavi mine çiçekleri açarmış.Her sabah,gün doğumunda bütün çiçekler uyanırmış.Sabah aydınlığıyla genişleyen gökyüzünü izlerler,mutluluk türkülerini hep bir ağızdan söylerlermiş.Hepsi birbiriyle dost,hepsi arkadaşlarmış.                                                                                           Günlerden bir gün,bizim küçük papatya her zamanki gibi tan vakti uyanmış. Uyanmış uyanmasına ama eskisi gibi keyfi yerinde değilmiş.İncecik gövdesi kırılıp dökülüyormuş. "Herhalde akşam yağan yağmur yüzünden hastalandım",diye düşünmüş.                                                                                                               &... Devamı

Yüreğinden Derinlik ve Duyguları Geçirmeyi Bilen İnsan...!(Böyle

2012-03-21 15:34:52

Onun ikametgah penceresi göz alabildiğince uzaklara,uçsuz bucaksız yerlere hakim bir yerdedir.Aslında hem çok yakındır,hem de çok uzak...Her yerde bir barış ve huzur duygusu hakim.İnsanlar gereksiz kelimelerin anlamsızlığının farkındaymışçasına az ve sessiz konuşuyorlar.Sessizlik sadece hoş kahkahalarla bölünüyor. Sevgi ve saygı ifadelerini hakediyor. Başkaları yeni işlerle,olaylarla ilgilenirken, onu gözardı ederken bile,o araştırmalarına devam ediyor,hayatı sorguluyor ,başkalarının arzularına karşılık vermeye çalışıyor. Yorulmak bilmez bir barış elçisi olarak bir eylem kasırgasının tam merkezinde çalışıyor; rahatlayabildiği zamanlar dakikalarla ölçülecek kadar kısa.Programının dayanılması zor yoğunluğuna rağmen,her zaman aynı açıklık ve sükunetini koruyor.Kiminle karşılaşırsa karşılaşsın,ister eski bir arkadaş olsun,ister bir ziyaretçi ya da yoldan geçen birisi,o her zaman o anda ve tamamıyle orada mevcut,herkesin yüzüne o çok özel iyilik,yalınlık ve sınırsız mizah ifadesiyle bakıyor.Mesajı her zaman aynı ve dinleme zahmetine katlanan herkese yorulmadan aynı şeyi tekrarlıyor: " Her varlık, bize düşman olanlar bile, en az bizim kadar acı çekmekten korkuyorlar ve aynı bizim gibi mutluluk arıyorlar.Herkesin bizim kadar mutlu olmaya ve acı çekmemeye hakkı var. O zaman bütün kalbimizle diğer insanlarla ilgilenelim..Gerçek şefkatin temeli budur."                                                                          &nbs... Devamı

ÖĞRETMEN...(Hayatımıza Yön Veren Öyküler)

2012-03-20 18:31:00

Bu,uzun yıllar önce bir ilkokul öğretmeninin başından geçen bir hikayedir.Hatice öğretmen,5.sınıf öğrencilerinin önünde ayakta durduğu ilk gün onlara bir yalan söyledi.Çoğu öğretmen gibi,onlara baktı ve hepsini aynı derecede sevdiğini söyledi.                                                                                                                    Bu mümkün değildi,çünkü orada ilk sırada,sırasına adeta çökmüş gibi oturan küçük bir öğrenci vardı.Adı Murat Can.                                                                                                                                        &nbs... Devamı

SİTEM...

2012-03-20 17:41:00

Hayatın koşuşturmalı dünyasında,bir sürü insanın kendisinden geçercesine maddiyat peşinde,büyülenmiş bir şekilde gittiğini görüyoruz. Yaşam tarzımız birbirine benzemeye başladı; hepimiz aynı sabah programlarını seyrediyor,televizyon şovları hakkında yorumlar yapıyor,aynı dergileri okuyor,işimizden şikayet ediyoruz.Eve yorgun argın gelip,yatıyor sabah robotlaşmış bir şekilde işyerine gidiyoruz.Çaresiz bir şekilde hem kendimizin hem de dünyamızın kirlenişini izliyor ve buna karşı hiçbir tedbir almıyoruz.         İnsanların geleceğimizi nasıl garanti altına alırız,nasıl daha çok paramızın olabileceği gibi düşüncelerine harcadıkları zamanın,hayatı anlayabilmek için ayırdığımız zamandan çok olduğunun farkında mıyız?             Kalp kırıklığı,stres,geçimsizlik,işten çıkartılmak,aşağılık kompleksine kapılmak artık yaşamımızı hedef alan oklar haline gelmiş durumda.İnsanlar gece yatarken "Eğer yarın sabah uyanmazsam,bu güne kadar yaptıklarım benim için yeterli mi?" diye sorabiliyor mu?                                                                                        Şunu bilelim ki,en başarılı insanların,alkışlanan ve onore edilen kişilerin çoğu başarısızlık ve umutsuzlukla savaşmak zorunda kalmış ve başarıya ancak bu şekilde ulaşmıştır.            &... Devamı

UNUTMAYALIM...

2012-03-20 01:07:14

Turgut Özal Başbakan, Vehbi Dinçerler'in Milli Eğitim Bakanlığı zamanında ,Türkiye'ye Japonya'dan bir eğitim heyeti gelir.Temas ve incelemeler yapacak,neticeyi yetkilelere aktaracaklar. Gerektiği kadar da ikili işbirliği gerçekleştirecekler.İşler buraya kadar çok iyidir.                                                                                         Japon heyeti yurdumuzun bazı bölgelerinde gerekli incelemelerini yapar.Sonra Bakanlıkta toplanırlar. Heyetin tespiti ilginç:                                                                                                                                                     - Sizin çocuklarınızda milli şuur yok!              ... Devamı

Gündelik Yaşam Felsefenizi Yaratın...

2012-03-20 00:05:44

Yaşamınızı,sonbahar rüzgarının o gün sizi istediği yöne savurduğu uçuşan bir yaprak gibi geçirmeniz mümkündür.İyi bir yaşam yaratmak için,başkalarının yaşam anlayışlarını uygulamak yerine daha bilinçli, daha tutkulu ve daha düşünceli bir hayat sürerek kendi yaşamınızı yaşamalısınız. Yapılması gereken onca şey varken, yaşamın üzerinizde hak sahibi olmasına izin vermek ve akıp giden günlerin haftalara,haftaların aylara ve nihayet yıllara dönüşmesini seyretmek ciddi bir sorundur.Ancak bu konuda çözüm üretebiliriz.     Ben kendi hayatımda "Günlük Yaşam Felsefesi" adını verdiğim bir yöntem yarattım.Bu felsefe,doyurucu bir yaşam sürmem için yansıtmam gereken değerleri,faziletleri ve vermem gereken sözleri içeren üç basit paragraftan ibaret. Örneğin, birinci paragrafın bir bölümü "Her zaman yaptığım gibi, önümdeki yirmi dört saati takdir edeceğime ve her dakikayı akıllıca ve doyasıya kullanacağıma söz veriyorum. Yaşam sürecimi ileri taşımak adına önümdeki yirmi dört saat içinde tüm yapabileceklerimi yapacağım.Bütün gün boyunca, bugünün son günüm olabileceğini ve büyük insanların asla yapacaklarını yapmadan ölmediklerini aklımdan çıkarmayacağım."                                                                                    &n... Devamı

Yavuz Sultan Selim'in Zarafeti (Hayatımıza Yön Veren Öyküler

2012-03-13 00:00:00

Yavuz Sultan Selim Han zamanında, İran hükümdarı Şah İsmail, kıymetli mücevherlerle dolu bir hediye sandığı gönderiyor,hünkara.                                                                                                                                         Sandık açılıyor.İçinden çeşit çeşit değerli taşlarla,kıymetli atlas,kadife kumaşlar çıkıyor. Fakat sandık açılır açılmaz,pek fena bir koku yayılıyor etrafa. Önce,hiç kimse bir anlam veremiyor,nadide mücevherlerle dolu sandıktaki bu fena kokuya. Sonra,mesele anlaşılıyor. Sandığın dibine insan dışkısı doldurulmuş.Yani Şah İsmail,aklı sıra ,cihan padişahına hakaret ediyor.                                                                                                  &n... Devamı

Hayatın Tadına Varmak...(Hayatımıza Yön Veren Öyküler)

2012-03-12 22:04:45

İş hayatında önemli yerlere gelmiş bir grup eski mezun arkadaş üniversitedeki hocalarından birini ziyarete gitmiş.Sohbet,iş hayatının doğurduğu strese ve yaşamın zorluklarına gelmiş.Yaşlı üniversite hocası ziyaretçilerine kahve ikram etmek üzere mutfağa girmiş ve değişik boy,renk ve kalitede birçok fincanın bulunduğu tepsiyle geri dönmüş.kimi porselen,kimi seramik,kimi cam,kimi plastik olan bardak ve fincanları ile kahve termosunu masaya koyup kahvelerini oradan almalarını söylemiş.Bütün eski öğrenciler kahvelerini alıp koltuklarına döndüklerinde hocaları onlara şunu söylemiş:                                      - Farkına vardınız mı bilmem?Zarif görünümlü,güzel,pahalı fincanların hepsi alındı; masada yalnızca ucuz ve basit görünümlü fincanlar kaldı.Elbette kendiniz için en güzelini istemek ve onu almak çok normal bir şey,ama biraz önce bahsettiğiniz problemlerinizin ve stresin sebebi budur.Hepinizin istediği fincan değil, kahveyken,bilinçli olarak herbiriniz birbirinizin aldığı fincanları gözleyerek daha iyi olan fincanları almaya uğraştınız.Hayat kahveyse,iş,para ve mevki fincandır.Bunlar yalnızca hayatı tutmaya yarayan araçlardır ama hayatın kalitesi bunlara göre değişmez.Bazen yalnızca fincana odaklanıyor,içindeki kahvenin zevkini çıkarmayı unutabiliyoruz. Devamı

Başkalarını Eleştirenlere...

2012-03-12 21:12:26

Biri beni eleştirse,hatta bana hakaret bile etse,niyeti iyiyse gönüllü olarak onları bunu yapmaya davet ediyorum. Birinin hatasını görmek sonra da tutup ona hiçbir sorun olmadığını söylemek hem anlamsız hem de hiçbir fayda sağlamaz.İnsanlara yaptıkları şeyin çok da ciddi olmadığını söyleyip,sonra da arkalarından kötü konuşmak da doğru değil. Düşündüğümüzü yüzlerine söylemeliyiz.Neyin gerekli olduğunu açıkça belirtmeli,gerçeği yalandan ayırmalıyız.Şüphelerimiz varsa söylemeliyiz. Kelimelerimiz biraz sert olsa da söylemeliyiz.Bu düşüncelerimizi berraklaştırır ve dedikoduyu engeller.Ama kendimizi tatlı dilli ve kibar uyarılarla kısıtlarsak her zaman söylentinin çarpıtılması için zemin oluşur. Şahsen dolaysız konuşmayı tercih ediyorum.                                                                                                                         İnsanın düşünmeye,konuşmaya ve hareket etmeye cesareti olmalı.Çalışmak ve işleri yürütmek için düşünmemiz gerektiği doğru.Düşündüğümüzü söylemek ve söylediğimizi yapmak için de cesarete ihtiyacımız var.İnsanlar eylemde bulunmazsa ilerleme mümkün değildir.Ama aynı... Devamı

Geleceğe Güvenle Bakabilmek (Hayatımıza Yön Veren Öyküler)

2012-03-11 11:21:37

Birinci Dünya Savaşının ardından,iki Alman kardeş,Adolph ve Rudolph,küçük bir atölye ile başladılar işe. Onların özenle ürettiği ayakkabıları kasabadaki insanlar beğeniyor ve satın alıyorlardı.İşleri giderek gelişiyordu.Yıllar içinde ayakkabı üretimini birkaç fabrikada gerçekleştirmeye devam ettiler. İkinci Dünya Savaşı onlar için de bir felaket oldu,fabrikaları kapandı.Ama savaşın ardından kaldıkları yerden devam ettiler ve kısa sürede eski başarılarına ulaştılar.                                                                                                        Ama bir sorun vardı.İki kardeş artık eskisi kadar ahenkli çalışamıyor,sık sık görüş ayrılığına düşüyorlardı. Sonunda,birgün Rudolph,Adolph'a ondan ayrılıp kendi işini kurmak istediğini söyledi.Adolph duyduklarına inanamadı.Şimdiye kadar ki başarıları birlikte çalışmalarıyla gerçekleşmişti.Ayrılmaları durumunda ikisi de batabilirdi.O,bu görüşünü söylediğinde Rudolph şu cevabı verdi:                                      - Bilinmez,geleceğe ümitle ve güvenle bakabilmek gerekir.Kim bilir,belki de ikimiz de daha başarılı oluruz. Kesin olan bir şey varsa... Devamı

Biz Yaratıyoruz....

2012-03-11 11:00:46

Tüm canlıların doğaçlama olarak mutluluğu aradıklarını ve ıstıraptan nefret ettiklerini anlamak için uzun uzun düşünmeye gerek yok.Istıraptan kaçmak ve kendini iyi hissetmek için elinden geleni yapmayacak tek bir sinek dahi bulamazsınız.İnsanların üstünde bir de düşünme yetileri vardır.En önemlisi bu yetimizi iyi kullanmamız...                                                                                                                                                                 Zevk ve ıstırap duyusal algılarımıza ve manevi tatminimize bağlıdır.Bizim için en önemli olan da manevi tatminimizdir.Manevi tatmin insanlara özgüdür,belki bir-iki tanesi haricinde hayvanların böyle bir yetiisi yoktur.                                                                 ... Devamı

Bir Topluluk İçinde Yaşayanlara...

2012-03-11 10:32:44

Toplumsal yaşamda gönüllü çakışmanın çok iyi bir şey olduğunu düşünüyorum.İnsanlar doğal bir şekilde birbirlerine bağlıdırlar.Bir topluluk içinde yaşamak daha çok,ihtiyaçlarımızı karşılayan dev bir aile içinde yaşamaya benzer.Bazı nitelikleri oluğunu düşündüğümüz için bir gruba katılırız.Başkalarıyla çalışmaktan hoşlanırız.Herkes kendi günlül işlerini yapar ve ortak çabadan pay alır.Çok pratik bir çözüm gibi geliyor bana.                                                                                                                                                                                 Her grupta değişik bakış açıları ortaya çıkacaktır.Bunun bir avantaj olduğunu düşünüyorum.Değişik fikirlerle karşılaştıkça kendimizi geliştirmek ve başkalarını daha iyi anlamak için daha çok fırsatımız olur. Bizden faklı düşünen birisiyle mücadeleye girdiğimizde her şey sertleşir.Katı bir şekilde ... Devamı

Uzun Kaşıklar...(Hayatımıza Yön Veren Öyküler)

2012-03-10 21:37:36

Bir gün ermişlerden birine sormuşlar:                                                                                                                        - Sevginin sözünü edenler ie sevgiyi gerçekten yaşayanlar arasında ne fark vardır?                                           -Bakın göstereyim demiş.Bir sofra hazırlamış.Sevgiyi dilinden düşürmeyen ama dilden gönüle indirmeyen kişileri çağırmış bu sofraya.Hepsi yerlerine oturmuşlar.Derken,tabaklar içinde sıcak çorbalar gelmiş ve arkasından da "derviş kaşığı" denilen bir metre boyunda kaşıklar. Ermiş:                                                            - Bu kaşıkların sapının ucundan tutup öyle yiyeceksiniz diye bir şart da koşmuş. Öyle kaşığın çukur kısmına yakın yerden tutmak yok.       &nb... Devamı

Sezgi....

2012-03-10 21:19:39

Herkesin içinde,ona rehberlik eden,uyarıda bulunan,öğüt veren,küçük ve sessiz bir ses vardır.Bazen bu sese "iç ses" , "önsezi" ya da "kalbin sesi" denir. Ve birçok insan bu sese kulak asmaz.Onlar ya bu sesi duymayı beceremezler ya da hayatlarındaki zorlukların,sadece düşünceyle ya da mantıkla aşılabileceğine inanırlar.Bazı insanlarsa, arada sırada bu sese kulak verirler. Onlar, "Biliyorum,bunu yapmamalıydım" diyen insanlardır.Belki bu insanlar zamanla,içlerinden gelen bu sese daha çok uymayı ve sezgilerini geliştirmeyi öğreneceklerdir. Sezgisel insanlar ise,haliyle,iç seslerine sürekli olarak kulak verirler.                 Benim kendi yaşamımda; eğer mantığım yerine sezgilerime göre hareket etmiş olsaydım,yaptığım hataların birçoğunun olmamış olacağını çok iyi biliyorum. Devamı

Kanaatkarlık...

2012-03-10 21:08:56

Şimdiye kadar elimizde olanların değerini bilmek durumundayız. Birçok insan içinde bulunduğu zamandan hiç memnun değildir. Bu insanlar zamanlarının çoğunu,geçmişi düşünerek ya da gelecekten endişe ederek geçirirler. Kuşkusuz gelecek için plan yapmak da önemlidir,geçmişte kalan bazı anları yeniden yaşamak da insana zevk verir. Oysa,şu an,şimdi,sahip olduğumuz her şeydir. Eğer zamanımızın çoğunu geçmiş hataları düşünerek ya da gelecek için endişelenerek geçirirsek,şu anı,şimdiyi,içinde bulunduğumuz zamanı dolu dolu yaşamış olmayız.                                                                                                 Bazı insanlar,her zaman,ancak belirli bir şey gerçekleşince zevk almayı planlıyor.Örneğin şöyle bir şey diyebiliyor: "Yeni bir araba alınca mutlu olacağım!" ya da "Terfim gerçekleşince mutlu olacağım.".Oysa hiç bir şeyin gerçekleşmesini beklemeye hiç gerek yok.Şimdiki zamanı yaşayın...                                              Kanaatkar olabilmek,sahip olduğumuz parayla,sağlığımızın durumuyla ya da sahip olduğumuz dostların sayısıyla ölçülecek bir şe... Devamı

Bırakabilmek (Hayatımıza Yön Veren Hikayeler)

2012-03-09 18:25:24

Konfüçyüs,bazı insanlara bir şey öğretmenin en iyi yolunun, bunu örneklerle göstermek olduğunu biliyordu. Bu yüzden sınıfın karşısına geçip eline bir vazo aldı ve tüm öğrencilerin görebilecei şekilde vazoyu havada tuttu.Diğer elinde ise bir elma vardı. Öğrencilerin meraklı bakışları arasında, elmayı vazonun içine bıraktıktan sonra,vazoyu yere koydu ve şöyle dedi:                                                                         - Elmayı vazodan çıkarmayı başaran öğrenci,yiyebilir.                                                                                             Çocuklardan biri acıkmıştı,ilk o davrandı ve elini vazonun dar ağzından içeri soktu.Elmayı yakaladı, çıkarmaya çalışıyor,ancak başaramıyordu:                                                        ... Devamı

En Küçük Şey Bile Dahil...

2012-03-08 19:15:49

Suçlama,eleştiri,hata bulma ve şikayet etme...Hepsi de olumsuzluğun değişik şekilleridir.Hepsi çekişmeyi beraberinde getirir.En ufak şikayetinizde ve eleştirinizde olumsuzluk verirsiniz. Hava,hükümet,eşiniz, çocuklarınız,anne-babanız,işiniz,müşterileriniz,fiyatlar,gürültü ya da aldığınız bir hizmet konusunda şikayet etmek önemsiz görünebilir ama hepsi beraberinde bir sürü olumsuzluk getirir.                                                  İğrenç,berbat,korkunç,rezalet gibi sözcükleri lügatınızdan çıkarın,çünkü bu kelimeler güçlü duygularla gelir.Onları söylediğinizde mutlaka size geri dönerler.Bu da bu etiketleri hayatınıza siz yapıştırıyorsunuz demektir! Şahane,süper,muhteşem,harika gibi sözcükleri daha çok kullanmak sizce de iyi bir fikir değil mi?Sevdiğiniz ve istediğiniz her şeyi elde edebilirsiniz ama sevgiyle uyumlu olmalısınız ve bunun anlamı da sevgi vermemek için hiçbir bahanenizin olmadığı.Bahaneler ve haklı çıkma gayreti,istediğiniz şeylere ulaşmanızı engeller ve sizi muhteşem bir hayattan mahrum bırakır.                                                                      " Başkalarının hayatlarına gönderdiklerimiz kendi hayatımıza geri gelir." Elwin Markham (Şa... Devamı

Sadakatsizliğin Getirisi (Hayatımıza Yön Veren Öyküler)

2012-03-07 22:26:52

Bir zamanlar gökyüzünde birbirlerini çok seven bir bulutla yıldız vardı.Bulut,gökyüzünün en şeker,en pembe bulutu;yıldızsa en parlak,umudu en çok yansıtan yıldızıydı...                                                                     Gökyüzündeki her varlık onların sevgisini kıskanırdı.Tatlı bir kıskançlıktı onlarınkisi...                                       Ama biri vardı ki;bulut ve yıldızın ayrılmalarını yürekten istiyordu.Hem de yıldızın en yakın arkadaşı olmasına  rağmen.                                                                                                                                                      ... Devamı